04 Aralık 2008 Perşembe

pavyon



geçenlerde polis kıyafetiyle bi pavyonu basıp konsomatrisi sürüklediler ya. ondan sonraki gün arım balım peteğim de -evet evde yapacak iş olmayınca erkek olsan bile petek dinçöz programına gözün kayabiliyor,hatta bildiğin izliyorsun.- her neyse ne diyorduk işte programda konu pavyona düşen kadınlar iki tane de kadın getirmişler vakti zamanında pavyonlarda çalışan. birisi siyah gözlük takmış öbürü başına bi tülbent bağlamış kim olduğu son derece belli. kadın diyor ki 12 yaşında evlendirmeye kalktılar ben de kaçtım sonra pavyona düştüm. öbürünün hikayesini duymadım. konuklardan biris beni hiç kimse ne olursa olsun pavyona götüremez diyor. kavga ederim şikayet ederim vs. Bunların içinde olmasa düşmezler diyor.
hiç kimsenin isteyerek orospuluk yapacağını sanmıyorum oysa ben. en azındn pavyonlarda yapacağını sanmıyorum. binlerce dolar alıp istediğiyle birlikte olan bir orospu olabilir belki ama o da kendisine özgürlükçü demekte ya da ne var verdiysem sonunda lükse kavuştum gibi mazeretler sunar. orospuyum demez herhalde. kendiyle dalga geçerken der belki.
içinde olmasa pavyona gitmezler diyen kadında daha önce bahsettiğim hayvani bencilliği gördüm.
1. ben orospu değilim.
2. ben onlardan daha güçlüyüm.
3. onlardan daha saygınım.
4. onların güçsüzlüğü beni güçlü orospulukları beni orospu yapıyor.
her alanda değilse de döyle kıyaslamaları yapıyoruz ve yaptıkça ya kendimizi daha ezik bi halde ya da yüce bi halde buluyoruz. yani aslında kendimize bakmadığımız için birbirini besleyen saçma bir döngü ortaya çıkıyor.
yazı için koyduğum resimde ayrı bir olay. ulusta ya da hamamönündeki pavyonlardan birinde çekilen görüntülü oyun havası cdleri. değişik, yaratıcı. tam alemciye göre, alemcini hayallerini süsleyen olay. seksi hatunlar favori müziği eşliğinde oynuyor, rakı falan içiriyorsun hatuna ve sonunda götürüyorsun. bazı psikolojileri anlamaya çalışmayıp sadece gözlemlemek gerekiyor sanırım yoksa ne anlıyorsun ne de zamanın geçişi için bir bahane bulabiliyorsun.
öyle değil mi abidin?

1 yorum:

H. YÜCEL ERGÜN dedi ki...

Hani bir film vardı: "Asla asla deme!"

"Ben olsam asla asla asla yapmam."
Aynı şartlar oluşuncaya kadar böyle diyoruz, sonra da...

Bu arada;
kahrolsun saçından sürükleyenler ve buna seyirci olanlar.